• Filiz Çetin

Siz ve bebeğiniz karşılıklı oyun oynadığınızda aynı dalga boyundasınız!

En son güncellendiği tarih: Ağu 5

Princeton Ünversitesi araştırmacılarından oluşan bir ekip, bebek ve yetişkin beyinlerinin yüz yüze doğal oyun sırasında nasıl etkileşime girdiğine dair ilk çalışmayı gerçekleştirdi ve nöral aktivitelerinde ölçülebilir benzerlikler buldular. Başka bir deyişle, bebek ve yetişkin beyin aktivitesi, karşılıklı göz temasında bulundukça ve oyuncakları paylaştıkça, birlikte yükselip alçalıyor.

Araştırma, bebeklerin görmeyi, konuşmayı ve dünyayı anlamayı nasıl öğrendiklerinin incelendiği Princeton Bebek Laboratuarı'nda gerçekleştirildi.

Princeton Sinirbilim Enstitüsündeki (PNI) sinirbilim ve psikoloji profesörleri şu açıklamayı yaptılar: “Önceki araştırmalar, yetişkinlerin beyinlerinin film izlerken ve hikayeler dinlediklerinde senkronize olduklarını gösterdi, ancak yaşamın ilk yıllarında bu 'nöral senkronizasyonun' nasıl geliştiği hakkında çok az şey biliniyor. Sinirsel senkronizasyonun sosyal gelişim ve dil öğrenimi üzerinde önemli etkileri var." (Piazza, Hasenfratz, Hasson, Lwe-Williams, 2020.)


Bebekler ve yetişkinler arasında gerçek yaşamdaki yüz yüze iletişimi çalışmak oldukça zordur. Geçmişte Hasson laboratuarında nöral bağlanma ile ilgili yapılan araştırmaların bir çoğunda, yetişkinler film izleyip hikayeler dinlerken, beyin taramaları işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile ayrı oturumlarda yapıldı.


Ancak gerçek zamanlı iletişimi incelemek için, araştırmacıların bebek ve yetişkin beyinlerinden aynı anda beyin aktivitesini kaydetmek için çocuk dostu bir yöntem oluşturmaları gerekiyordu. Eric ve Wendy Schmidt Dönüşüm Teknolojileri Hibe fonu ile araştırmacılar, oldukça güvenli olan ve sinirsel aktivite için kandaki oksijenlenmeyi kaydeden, fonksiyonel yakın kızılötesi spektroskopiyi (fNIRS) kullanan, yeni bir ikili-beyin görüntüleme sistemi geliştirdiler. Bu kurulum, araştırmacıların, bebekler ve bir yetişkin arasındaki nöral koordinasyonu, oyuncaklarla oynarken, şarkı söylediklerinde ve bir kitap okurken kaydetmelerini sağladı.


9 ve 15 ay arasındaki çocuklara uygulanan deneyin iki kısmı vardı. Birinde, yetişkin araştırmacı, ebeveynlerinin kucağında oturan bir çocukla doğrudan etkileşime girerek (oyuncaklarla oynayarak, tekerlemeler söyleyerek ya da hikaye okuyarak) beş dakika geçirdi. Diğerinde, çocuk ebeveyniyle sessizce oynarken, araştırmacı diğer yana döndü ve başka bir yetişkine bir hikaye anlattı. Bağlantı sistemi, tahmin etme, dil işleme ve diğer insanların bakış açılarını anlamada rol aldığı bilinen beynin 57 kanalından veri topladı.

Verilere baktıklarında, araştırmacılar yüz yüze yapılan oturumlarda, bebeklerin beyninin, dünyayı üst düzeyde anlayabilmeyi içeren birçok alanda yetişkin beyniyle senkronize olduğunu keşfettiler. Belki bu durum, çocukların hikayenin anlamını çözmeye ya da hikayeyi okuyan yetişkinin amacını analiz etmeye yardımcı oluyordu. Yetişkin ve bebek birbirlerinden ayrıldıklarında ve diğer insanlarla etkileşime geçtiğinde, aralarındaki bağ ortadan kayboldu.

Bu durum araştırmacıların beklentilerine uygundu, ancak verilerde de sürprizler vardı. Örneğin, en güçlü bağlanma; öğrenme, planlama ve yürütme işlevine dahil olan ve daha önce bebeklik döneminde oldukça az gelişmiş olduğu düşünülen prefrontal kortekste meydana geldi.


Bulgulara göre, bebek beyninin çoğu zaman yetişkin beynini birkaç saniye boyunca 'yönlendirdiği' de şaşırtıcıydı. ( Princeton Bebek Laboratuarı'nın eş direktörü Lew-Williams). Bu durum, bebeklerin yalnızca pasif olarak bilgi almadıklarını, ancak yetişkinleri odaklanacakları bir sonraki şeye doğru yönlendirebileceklerini gösteriyor: Hangi kelimeleri söyleyeceklerine, hangi oyuncakları seçeceklerine doğru...


Piazza, “İletişim kurarken, yetişkin ve çocuk bir geri bildirim döngüsü oluşturuyor gibi görünüyor,” diye ekledi. “Yani, yetişkinin beyni, bebeklerin ne zaman gülümseyeceğini tahmin ediyor gibiydi; bebeklerin beyinleri de yetişkinlerin ne zaman daha fazla 'bebek konuşması' kullanacağını tahmin ediyordu ve her iki beyin de ortak göz temasını ve oyuncaklara verilen ortak ilgiyi takip etti. Bu nedenle, bir bebek ve yetişkin birlikte oynadığında, beyinleri birbirlerini dinamik şekillerde etkiler.”


Sinirbilime yönelik bu iki beyin yaklaşımı, bakım verenlerle eşleşmenin - otizm teşhisi konan çocuklarda olduğu gibi - atipik gelişimde nasıl bozulduğunu ve eğitimcilerin çocukların farklı beyinlerine yönelik öğretim yaklaşımlarını nasıl geliştirebileceklerini anlamaya kapı açabilir.

Araştırmacılar, bu nöral eşleşmenin okul öncesi çocukların erken dil öğrenimi ile nasıl ilişkili olduğunu araştırmaya devam ediyor.



Referans: Elise A. Piazza, Liat Hasenfratz, Uri Hasson, Casey Lew-Williams. Infant and Adult Brains Are Coupled to the Dynamics of Natural Communication. Psychological Science, 2019.